• çayın 4 tl olduğu mekanlar

    5.
    bu galatanın orada bi mekan vardı orası.
    1 ... gavur imam
  • haftada 5 gün 45 saat çalışmak

    20.
    ücretli köleliğin ve emek sömürüsünün adıdır. üniversite mezunlarını da içine alacak kadar geniş bir skalası vardır. ama derseniz ki bu ne lan? iş beğenmiyor ve açlıktan ölmeyi hak ediyor olursunuz.
    3 ... gavur imam
  • aşk hayatını bir fotoğrafla anlat

    23.
    aşk hayatını bir fotoğrafla anlat
    6 -1 ... gavur imam
  • yemekteyiz 20 yaşındaki tayfun bey

    16.
    yeni neslin arsızlığı özgüven zannetmesinin ürünü.
    3 ... gavur imam
  • kemanist köpekler

    1.
    kemanist köpekler
    4 -3 ... gavur imam
  • kemalist yalanları

    20.
    (bkz: kemanist köpekler)
    1 ... gavur imam
  • türkiye nin penis haritası

    2.
    emekci bir lubunya öyle mi? fuhuş legalleştiren liberal özgürlük anlayışınız gözlerimi yaşarttı.
    3 ... gavur imam
  • aşkı memnu da olmak istediğiniz karakter

    2.
    memnun olmak isterim.
    10 ... gavur imam
  • biyoloji bilmeyenlerin giremediği tuvalet

    5.
    gerçekten gregor mendel harici kimsenin işeyemeyeceği tuvalettir. yani insan bu bilgiye nasıl vakıf olabilir ki?
    1 ... gavur imam
  • gecenin tarihi fotoğrafı

    871.
    gecenin tarihi fotoğrafı
    didetotcuyuz, engelsçiyiz. materyalizm taptuk emre ise biz onun kapısında yunusuz.
    iyi ki doğdun büyük usta.
    ... gavur imam
  • herakleitos

    56.
    görünüşte birbirine zıt olan şeyler aslında aynıdır ve bu birlikte bir çokluk vardır der. arkhesi ateştir, yaratırken yok eder yok ederken var eder ve akıl sahibidir. miletoslu düşünürlerden burada ayrılır çünkü ona göre varlığın kendisi süreçtir. herakleitos varlığı oluşa indirger.
    "kötü olduğunuzun belli olması için ey ephesoslular,sizden zenginlik hiç eksik olmasın."
    1 ... gavur imam
  • sümer tabletlerinin islam ı çürüttüğü iddiası

    21.
    iki üç çomarın sümer dili, akad dili eğitimi alan, hititoloji okuyan ülkenin yetiştirdiği en büyük bilim insanlarından birini 3 iq seviyeleriyle yargılamaya çalışmaları olayıdır.
    6 -3 ... gavur imam
  • dünyanın en büyük havalimanı türkiyede olması

    9.
    işçi cesetlerinin üzerine kurulmuş bir havalimanı olduğu gerçeğini değiştirmez.
    6 -1 ... gavur imam
  • gecenin tarihi fotoğrafı

    870.
    gecenin tarihi fotoğrafı
    bağımsız Kongo demokratik cumhuriyeti'nin sembol ismi patrice emery lumumba ve kendisinin kelepçe yaraları.
    2 ... gavur imam
  • abdel kader

    26.
    hazır konu Bella Ciao ile müziklerin kutsaliyetine gelmişken hatırladığım şarkı. cezayir'in fransız işgaline karşı olan direnişinin sembol ismi olan abdülkadir el cezairi'ye yazılan ve sözlerinde kendisine çokça methiye bulunan şarkıyı bu toprakların en gevşek iki insanı "abdülkadir ya ramiye ya da unkapanına gidelim" diye coverlamışlardı.
    ayrıca bir dipnot rachid taha ölmüş hiç söylemiyorsunuz.
    1 ... gavur imam
  • üstteki yazarı entrylerine bakarak analiz et

    11.
    dil bilgisi konusunda en az bir kere sınıfta kalmıştır.
    1 -1 ... gavur imam
  • tanrı mı daha mükemmel evren mi

    13.
    ikisi de değil. tanrı vaatlerini yerine getiremez, evren düzensizlik ile ayakta kalır.
    3 -2 ... gavur imam
  • uludağ sözlük kültür sanat köşesi

    29.
    "Bir toplumun türkülerini yapanlar, kanunlarını yapanlardan daha güçlüdür."
    sene 1912, birinci dünya savaşı'nın ortada bıraktığı bir çocuk dünyaya gelir. Çocuğu olmayan, fakir bir ailenin yanına verilir. Onları; amcası ve yengesi bilir, öyle çağırır. henüz 6 yaşına geldiğinde, Adana ingilizler ve Fransızlar tarafından işgal edilir. Bu işgalin ardından Adanalılar toplu olarak Toros Dağları’na kaçar. Bu göç, “kaç-kaç yılları” olarak anılır. ona bakamayan ailesi tarafından o zamanki adıyla Dar-ül Eytam’a; öksüzler yurduna verilir. O günleri şöyle anlatır: “Oyun denen bir şeyin var olduğunu o zaman öğrendim, içim içime sığmıyordu, şaşkındım.”
    1925’te Ankara’da Müzik Öğretmen Okulu kurulmuştur. Türkiye’deki tüm öksüz yurtlarına; müziğe yetenekli, sesi güzel çocukların, sınav sonucu müzik öğretmen okuluna yollanması için bir bildiri yollanır.

    Adana Öksüzler Yurdu’ndan dördüncü sınıftan Mehmet ve beşinci sınıftan Şaban sınava girer. Mehmet sınavı kazanır. Okul müdürü Mehmet’i çağırarak “Sen bir sene daha bu okulda okuyabilirsin. Ama Şaban açıkta kalır. Bu yıl onu kazanmış gibi gösterelim. Sen nasılsa seneye yine sınava girersin” der. Mehmet kabul eder. Gerçekten bir sonraki yıl sınava giren Mehmet de, Suphi de sınavı kazanırlar.
    Ancak, bu sefer de öksüz yurtlarına başka bir bildiri gelir: “Okulu bitiren tüm çocuklar zorunlu olarak askeri okullara girecek” denmektedir. Fakat aklı fikri müzikte olan bu genç, doktora yalvar yakar bir çürük raporu yazdırır. Çürüğe çıktığı için askeri okul ile ilişiği kesilir, Adana Öksüzler Yurdu’na geri gönderilir. Adana Lisesi’ne başlar. Oradan da Öğretmen Okulu’na geçer. daha sonra ankara müzik öğretmen okulu'na girer. Ankara Müzik Öğretmen Okulu’ndan, Ankara Riyaseti Cumhur Orkestrası’na seçilerek orada çalışmaya başlar. Aynı zamanda müzik öğretmeni olarak da ikinci Ortaokul ve Hasanoğlan Yüksek Köy Enstitüsü’nde çalışır. 1936’da Devlet Konservatuarı’nda opera sanatçısı olarak başlar. 1945 yılında Opera Kanunu çıkınca öğretmenliği bırakmak zorunda kalır. 1952 yılına kadar Bastien Bastienne, Madam Butterfly, La Boheme, SatılmışNişanlı, Fidelio, Maskeli Balo, Yarasa, Figaro’nun Düğünü, Rigoletto gibi pek çok operada rol alır.
    Devlet Operası’nda çalışmaya başladığı yıllarda “Konsolos” operasının provasındayken gözaltına alınır ve tutuklanır. Opera yaşamı böylece noktalanır.
    Daha sonra TRT'ye girer fakat "alevi türküleri söylüyor, komünizm propagandası yapıyor" denilerek bu işinden de edilir. 1950 yılında bir kadına aşık olur, kadın da ona. iki TKP'li aşık TKP tevkifatı sırasında birbirlerinden habersiz Sansaryan Han'a götürülür. Sansaryan Han’ın en alt katındaki hücrelerden birinde, beş ayı aşkın süre kalır, ağır işkenceler görür. Tabutluklara konur.
    Sansaryan Han’da aylarca kanaması durmayan bembeyaz tenli, zayıfçacık bir kadın, askerler tarafından tabutlukların önüne getirilip bir doktorla görüştürülür. Doktor, neyi olduğunu sorar ve yavaş konuşmasını tembihler. Kadın da mırıl mırıl anlatır, arkadaki tabutlukta aşık olduğu adamın kaldığını bilmeden. adam, onu usulcacık çıkan sesinden bile tanıyacak, Sansaryan Han’da olduğunu, üstelik hasta olduğunu anlayacak, içeride çırpınacaktır. o esnada ise mahsus mahal'i yazacaktır. uzun süre sonra hapisten çıkarlar fakat acıları devam eder. 20 eylül 1985'te tedavi için yurt dışına çıkmasına izin verilmeyen ve ölüme terk edilen adam sosyalist halk ozanı mehmet ruhi su'dur. ekteki de onun mahsus mahal'i.
    https://www.youtube.com/watch?v=EVSNpy9g9uQ+
    1 -1 ... gavur imam
  • hayatında hiç boyoz yememiş insan

    17.
    en yakın marketten bir kalıp margarin alıp yiyerek merakını giderebilir.
    1 ... gavur imam
  • gecenin şiiri

    12467.
    Yenilirsem yenilirim, ne çıkar yenilmekten?
    Seninle çarpışmak kişiliğimi pekiştirir benim.
    Ayak bileklerime kadar bu deredeyim işte,
    Yerin yassı taşları tabanımın altında,
    Alnımda birleşmekte güneşin raylarından
    Hışırtıyla geçen kartalların sesleri.
    Unuttuğum bir bitkinin yaprakları gibi
    Göğsüme değerse kurşunların, ne çıkar?

    Bilmem nişancılığı, tabanca kullanmadım;
    Ama karşıma alıp seni horoz düşürmek de,
    Seni vuramamak da yüreğimi pekiştirir benim.
    Ölürsem güzel bir ölü olurum,
    Saçlarıma yuva kurar bir anda kirpiler,
    Kar, örtemeye kalkışır gökkuşağını,
    Ve onurlu, yoksul böceklerin gazetecisi
    Ben gülümserken resmimi çeker.
    2 ... gavur imam
  • yeni şeyler getiriyorum